12 Kasım 2012 Pazartesi

JAM ile Chrome'da Konser Verin



Chrome çıktığı günden beri, teknolojinin tüm imkanlarını kullanmaya devam ediyor. Birbirinden yararlı ve eğlenceli uygulamaları yanı sıra şimdi de HTML5'i kullanarak müzik yapma oyunu yapmış.

İster solo, isterseniz arkadaşlarınızla birlikte müzik yapabileceğiniz JAM'de istediğiniz türden enstrümanı bulabilirsiniz. Enstrümanı seçtikten sonra otomatik çalma ayarı ve bir çok akor ayarı da mevcut. Kendinizi hazır hissettiğinizde diğer 3 arkadaşınız da davet ederek bangır bangır müzik yapabilirsiniz. Arkadaşlarınızı link üzerinden veya Twitter, Google Plus ve Facebook üzerinden de davet edebilirsiniz. Enstrümanı dilerseniz klavye ile dilerseniz de fare ile kullanabiliyorsunuz. Ayrıca farenin sol tuşuna basılı tutup notaların üzerinde de gezdirebilirsiniz. Oynamak için : JAM With Chrome


7 Kasım 2012 Çarşamba

Windows 8: Canlı Fayans Deneyimi



Microsoft, gündeme bomba gibi düşen yeni işletim sistemi Windows 8'i çıkartırken harika bir tanıtımla insanların ilgisini üzerine çekti.

Bildiğiniz üzere Windows 8'in teması butonlara dayanıyor. Masaüstünde bulunan butonlar ile istediğiniz yerlere erişebiliyorsunuz. Buna dayanarak Microsoft, Norveç'in Oslo şehrinde harika bir interaktif tanıtım yapmış. Elimizde bir fayans, bir de ünlü bir Norveç grubu var: Datarock. Yoldan geçen vatandaşlar sahte duvar arkasındaki eğlenceyi ardından da yerde bulunan Müzik yazılı fayansı görüyorlar. E insan ister istemez üstüne basıyor ve bakın nelerle karşılaşıyorlar :)


5 Kasım 2012 Pazartesi

Discovered: Kinect ile Geliştirilmiş İnteraktif bir Film

Video oyunları oynayan herkes oyun aralarındaki filmleri yani cutscene'leri bilir. Peki hiç düşündünüz mü, bir filmi oynasaydınız nasıl olurdu diye?



Öncelikle interaktif nedir? Türkçesi etkileşim olan bu sözcüğün kullanım alanları bilgisayar ile kullanıcının etkileşime geçtiği alanlar. Misal, bazı interaktif YouTube oyunlarına denk gelmişsinizdir. Bu gibi oyunlarda karakter bir olaylar peşinde koşar fakat ciddi kararları size bırakır. Sağa git, sola git, bu objeyi al şu objeyi al gibi komutları siz yaptırırsınız. Böyle ilerleyerek karakterin muradına ermesine sağlarsınız. Eğer hiç interaktif YouTube oyunu oynamadıysanız size en beğendiğimizi öneriyoruz: Deliver me to Hell. (Oyunu oynamak için video oynatıcısı içinde sağ altta bulunan kırmızı butonun aktif olması gerekiyor.)

Gelelim asıl konumuz, Xbox Kinect'e. Intel demiş ki, "yahu bu Kinect on numara bir şey. oyna oyna doyamıyoruz. Niye Kinect ile oynanan bir film yapmayalım ki?" Hatırlarsanız 13th Street diye bir filmin vizyonunda buna benzer bir şey yapılmıştı. Filmde korkudan geberen kadın sinemada bulunan birini arıyordu ve yolu ona tarif ettiriyordu. Merdivenlerden in, şu kapıdan gir gibi. İşte bunun evde kendi cihazınızda oynananı. Filmde bir nevi rol alıyorsunuz ve seçmelere seçilmenizle olaylar gelişiyor. LMFAO sizden yardım istiyor, kavga ediyorsunuz, poz veriyorsunuz. Bunları da Kinect ile anlık olarak yapıyorsunuz. Yani ne kadar hızlı ve gösterişli yaparsanız o kadar iyi puan kazanıyorsunuz. Ayrıca verdiğiniz kararlar olayların değişmesine de sebep olabiliyor tabi ki.


Bize sorarsanız bu oyun güzel bir gelecek vaad ediliyor. Bu tarz yeni nesil oyunların kullanıcı etkileşimli olması bizim oyuna değilde oyunun bize ayak uyduracağı, senaryoyu bizim belirleyeceğimiz oyunların geldiğine ipucu aslında.

31 Ekim 2012 Çarşamba

Philips Hue, iOS Kontrollü LED Işıklar


Philips gerçekten kaliteli bir marka, fakat günümüz teknolojisine ayak uydurabiliyor mu sizce? Uzun süredir sahalarda görmediğimiz Philips, Hue ile sessizliğini bozdu.

Hue, iOS işletim sistemine ait cihazınızla evinizdeki LED ışıkları kurcalayabileceğiniz bir uygulama ve sistem. Evinizdeki herhangi bir odanın ışığını kolaylıkla soldurup aydınlatabileceğiniz Hue ile ışığın rengini de ayarlayabiliyorsunuz. Çocuğunuz yatmamakta ısrarcı mı? Verin gece modunu, verin gece modunu. Ayrıca sabahta güne taze başlamak içinde sabah modunu ayarlayın. Ayrıca aynı odada bulunan iki lambanın renklerini de farklı yaparak güzel bir atmosfer oluşturabilirsiniz. Karınızla yiyeceğiniz romantik bir akşam yemeğinde tek yapmanız gereken ışığı soldurup kırmızı renge ayarlamak. Ayrıca herhangi bir fotoğraf üzerinden de fotoğrafın renklerini kullanarak ayarlayabiliyorsunuz. Uzaktan kontrol sayesinde de evin tüm ışıklarını yakarak kendinizi evdeymiş gibi gösterebilirsiniz. Ayrıca reklam filminde farklı ışık modlarının konsantre olmanıza, okumanıza ve rahatlamanıza da yardım edeceğini söylüyor. Bu ürünü Apple Store'da tekli ($59.95) ve başlangıç ($199.95) paketleri olarak bulabilirsiniz.


Sahibi Takip Eden Bavul: Hop!



Sene olmuş neredeyse 2013. Cebinizde birbirine dolanan, düzeltmeye çalıştığınızda lanet ettiğiniz kulaklığınızı mı örnek verelim, yoksa bilgisayar kasanızın arkasında bakteriler gibi doluşmuş ve şuanda birini ayağımla hissettiğim kalın kabloları mı örnek verelim? Yavaş yavaş kablosuz yaşama geçiyoruz ve geçmeliyiz de! Her ne kadar bahsedeceğimiz ürünün kablo ile alakası olmasa da bir kulpu var, bir bavul. Adı da Hop!

Hop sahibi takip eden, Rodrigo García Gonzáles tarafından tasarlanmış yeni nesil bir bavul. Bu bavul 3 adet alıcı içeriyor. Üçgen şeklinde bavulun içinde yer alan bu alıcılar sahibinin bağlı telefonuna sinyal gönderip, alıyor. Böylece bu alıcılar içerdikleri mikrodenetleyiciler ile telefonun tam yerini hesap ediyor ve bavulun da doğru yöne hareket etmesini sağlıyor. Ayrıca bavulun içinde bulunan alıcılar detektörlerde herhangi bir sorun çıkartırsa, kontrol edilebilir şekilde yerleştirilmiş. "Peki arkadaş, ben sürekli bavulum çalındı mı, çalınacak mı endişesiyle mi dolaşacağım?" diye soracak olursanız, onun içinde güzel bir güvenlik önlemi alınmış. Eğer bavul mobil cihazınızdan uzaklaşır veya bağlantısı koparsa kendisini kilitliyor ve telefonunuza bir alarm gönderiyor. Ayrıca birden fazla Hop bavulunu da cihazınıza bağlayabilirsiniz.


Coke Zero: 007 Skyfall'a davetiye kazanmak için 70 Saniyen var.


Bu yazım biraz geç oldu ama hak verirsiniz ki bayram, seyran ve işlerin yoğunluğu derken yazmaya bir türlü fırsat bulamadığım  bu şahiyane reklamı en sonunda yazabildim.
 Efendim şimdi yurt dışında (yani gevur) bu işi iyi yapıyor ancak halkta ona göre tepki veriyor. Gerçi buradaki insanların oyuncu olma ihtimali çok yüksek. Şimdi bizim burada yapsalar kimse bu oyunu oynamaz beceremez demek istemiyorum ama öyle neyse kurbanımız kola almak için otomatın önüne geldiğinde ekranda ismini girmesi gerektiği beliriyor daha sonra filme davetiye kazanmak için 70 saniye içinde diğer otomata gitmesi gerektiğini söylüyor işte o anda muhteşem bir kurgu oluşturulan tren istasyonunun içinde kovalamaca başlıyor. Bir sürü engelle karşılaşan yarışmacı en sonunda otomata ulaştığında 007 James Bond abimizin kült olan şarkısını mırıldanması isteniliyor neyse ki orada görev başında bekleyen koromuz yarışmacıya yardım ediyor ve mutlu son.
 İnteraktif reklamların en güzel yanı bunu yaşayan ve izleyen kişiler markaya kendilerini daha yakın hissetmeleri çünkü bir anıları var artık bir etkileşim yaşadılar. Reklamınız bol olsun efendim.

19 Ekim 2012 Cuma

Bir Porsiyon Brannan Alabilir miyim?


 Şimdi artık herkes yediğini, içtiğini, gezdiğini instagram'a yüklüyor. Bunu fırsat bilen Comodo isimli Amerikan restoranı madem yemeklerimizi instagram'a yüklüyorsunuz menümüze de oradan bakın demiş. #ComodoMenu hashtagi ile arattığınızda restoranın menüsüne ulaşabiliyorsunuz. Bunun yanında sosyal etkileri de oldukça kuvvetli sizden önce hangi arkadaşınız ne yemiş ne içmiş neyi beğendiğini de görmek mümkün. instagram üzerinden seçtiğiniz yemeği garson arkadaşa gösterdiğinizde siparişinizi vermiş bulunuyorsunuz.

18 Ekim 2012 Perşembe

Basılı Medya Reklamlarına Yeni Bir Soluk


 Sözlerime şu şekilde başlamak istiyorum, tek kelime ile "Etkileyici". Dergi aralarında sıkça gördüğümüz, okumak istediğimiz içeriğe ulaşmak için hızlı hızlı geçtiğimiz reklam sayfalarına Lexus araba firması yeni bir boyut kazandırmış. Bu teknolojinin ismine de "Cineprint" ismi verilmiş. O hızlı hızlı geçtiğimiz sayfada durup, dakikalarca bakmamızı sağlayacak yaratıcı bir fikirle istediğine ulaşmış gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerde bunun gibi dijital ortamlarla basılı medyanın ortak kullanımı işleri daha çok görecek gibiyiz.