Video oyunları oynayan herkes oyun aralarındaki filmleri yani cutscene'leri bilir. Peki hiç düşündünüz mü, bir filmi oynasaydınız nasıl olurdu diye?
Öncelikle interaktif nedir? Türkçesi etkileşim olan bu sözcüğün kullanım alanları bilgisayar ile kullanıcının etkileşime geçtiği alanlar. Misal, bazı interaktif YouTube oyunlarına denk gelmişsinizdir. Bu gibi oyunlarda karakter bir olaylar peşinde koşar fakat ciddi kararları size bırakır. Sağa git, sola git, bu objeyi al şu objeyi al gibi komutları siz yaptırırsınız. Böyle ilerleyerek karakterin muradına ermesine sağlarsınız. Eğer hiç interaktif YouTube oyunu oynamadıysanız size en beğendiğimizi öneriyoruz:
Deliver me to Hell.
(Oyunu oynamak için video oynatıcısı içinde sağ altta bulunan kırmızı butonun aktif olması gerekiyor.)
Gelelim asıl konumuz, Xbox Kinect'e. Intel demiş ki, "yahu bu Kinect on numara bir şey. oyna oyna doyamıyoruz. Niye Kinect ile oynanan bir film yapmayalım ki?" Hatırlarsanız 13th Street diye bir filmin vizyonunda buna benzer bir şey yapılmıştı. Filmde korkudan geberen kadın sinemada bulunan birini arıyordu ve yolu ona tarif ettiriyordu. Merdivenlerden in, şu kapıdan gir gibi. İşte bunun evde kendi cihazınızda oynananı. Filmde bir nevi rol alıyorsunuz ve seçmelere seçilmenizle olaylar gelişiyor. LMFAO sizden yardım istiyor, kavga ediyorsunuz, poz veriyorsunuz. Bunları da Kinect ile anlık olarak yapıyorsunuz. Yani ne kadar hızlı ve gösterişli yaparsanız o kadar iyi puan kazanıyorsunuz. Ayrıca verdiğiniz kararlar olayların değişmesine de sebep olabiliyor tabi ki.
Bize sorarsanız bu oyun güzel bir gelecek vaad ediliyor. Bu tarz yeni nesil oyunların kullanıcı etkileşimli olması bizim oyuna değilde oyunun bize ayak uyduracağı, senaryoyu bizim belirleyeceğimiz oyunların geldiğine ipucu aslında.